ÖRÜMCEK


Yuvarlak gövdeme yapışık sekiz bacağımdan en arkadaki ikisini karnıma şiddeyle bastırdım. Karın deliklerimden çıkan ipeksi sıvıyı eğip büketek ağ haline getirdim. Bir ilmek, bir ilmek daha. Duramıyorum. Tuzağım hemen hemen hazır. Sinekleri hatta kelebekleri memnuniyetle karşılayıp afiyetle yiyecek hatta bazılarını sarıp sarmalayıp kışlık olarak ayıracağım. Ya da ayıracaktım çünkü beklenmedik bir hadise vuku buldu: Bir örümcek olduğumu idrak ettim. Evet ben bir örümceğim. Peki bunu nasıl anladım ? Belki uzun bir süreçti son güne dek. Ama o gün bor şey farklıydı. Avımı yakalamak için gözlemlemem gerekir. Sessiz, kıpırtısız. Kanatları mavi ve kırmızıya boyalı , bahar neşesi içerisindeki bir kelebek nasıl da ağıma düşüvermişti ? Acele etmedim. Kurtulmak için iyice çırpınıp ince ipliklerime iyice bulanmasını
bekledim. Sonunda hayatta kalmaya dair tüm inancını yorgunluktan bıraktığında bile içindeki yaşam isteğinin bir gece lambasının rüzgarda sağa sola hareketlenip bir kaybolup bir artan alevi gibi onu hayatta tuttuğunu gördüm. O ışığı, hepimizin içinde yanan o ateşi gördüm. Vahşiliği güzelliğine denkti. Onu kontrol edelirsin ama asla evcilleştiremezsin.
Nedendir bilmem. Kelebek olmanın nasıl bir his olduğu merakı düştü içime ama kanatlarim yoktu. Kanatları olmayan ben rüzgarı nasıl bir kelebek gibi anlayabilirdim ki ! Rüzgar beni sallarken onu uçuruyordu. Ben tutunurken o rüzgarın önünde koşuyordu.
Olmayacaktı. Önce örümcek olmanın ne anlama geldiğini bulmalıydım. Orda da bir sorun vardı: Daha önce, örümcek olmayan başka bir varlık olmamıştım. Karnımdan çıkan ağlar benim düşüncelerimdi. Hep aynı düşüncelerin üzerinde gelip gidiyordum. Düşünce ağımdaki en ufak yırtığı tıpkı vücudumu tamir eder gibi yamıyordum. Kendi ağıma kendim yakalanmış. avcı olduğumu zannederken av haline gelmiştim.
Rüzgarın dinmesiyle yere konan tüylü karahindiba çiçeği gibi bugüne geldim. Bir kelebek olma isteği dayanılmaz bir hal aldı. Yuvam dediğim ağ kümesinin ucuna doğru yürüyorum. En uçtayım, gözlerimi kapadım. Artık düşsel bir kelebeğim. Kendimi boşluğa bıraktım. Kanatlarımı açtım, rüzgarı yüzümde hissediyorum. Bir kırlangıç yaklaşıyor henüz kelebek olmanın rüyasını görmemiş…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s