MANİFESTO-ÇÖZÜMLEME

İlkel insan bireyi topluma kurban etti. Modern insan toplumu bireye kurban etmekte. Batı medeniyetinin paradan sonra ikinci büyük imanı bireydir. Oysaki  insanın ferdiyeti olsa da bireyliği mevcut olamaz. Ben’i belirleyen sınırları aileden ve  toplumdan  ne ölçüde ayırabiliriz ki ? İnsan katı bir benlik değil bir ilişkiler bütünüdür. Onu bağlamından koparamayız. Tabi diğerleriyle işbirliği değil rekabet edip devamlı tüketmesini beklemiyorsak… Kapitalizm ve kanser ne kadar da çok benziyor. Bir’in yitimi ancak onu sayılar içinde bir değer değil de tek olarak düşündüğümüzde gerçekleşir. Bir’e değer vermeye çalışırken azalmak… Dünyanın bugün başına gelen budur.

Batı , doğuyu kendi yöntemiyle anlamlandırmaya çalıştı ve oryantalizm’e savruldu. Doğu da kendi yöntemini kullandı benim ifademle europaizm’e düştü. Oriri yunancada batı ,  Akatçada erebu doğu anlamına gelir. İlginçtir Europa , Zeusun boğaya dönüşüp tecavüz ettiği Suriyeli genç bir kızdır. Vahşi batıyı , doğulu inanç kalıplarıyla değil kendi paradigmalarıyla okumanın daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. O ki Bacon “Ne Atina Ne Kudüs” demiş,  200 yıl sonra Amerikanın kurucu babalarından sayılmış.

Charlie Chaplin: “Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünyadan ABD’den ibaret değildir.”

Modern insan çıplaktır ve bunun farkında da değildir.  Düşüncesi olduğunu zanneder oysa ki fikri yoktur. Düşunme imkanı elinden alınmış, bu imkanı da kendisi  gönüllü olarak teslim etmiştir. Nasıl mı ? Düşünce  elbisesinin kumaşı olan  kavramlarının içi boşaltılıp adı var kendi yok hale getirilir, neredeyse toptan bir insanlık  bu kavramlarla düşünmeye devam ettiğini edebileceğini  zanneder. Öte yandan düşünce elbisesinin iplikleri olan yöntemler safsataya kurban edilir ,  Son olarak fabrika mamülü bu hayali elbiseler ‘Moda’ halinde kitleler tarafından gönüllü olarak kapışılır. Artık kral değil kitleler çıplaktır.

Marshall ve öğrencisi Keynes tarafından insanoğluna hediye edilen bir kavram:Homo economicus-iktisadi sistemde bir varlik ve arz talep icinde karar verici olan birey, ekonomik konularda, kendi icinde mantikli ve kendisi icin en yararli, en cok fayda saglayacagi kararlari verir…” yani insan kendi çıkarına göre hareket eder. Peki homo economicusun temel imanı nedir? Tabiki para. Tanrısı elinden alınan homo economicus hidayete mi erecek ? Yoook, hemen yeni bir tanrıya koşacaktır. Bir kilo parayla bir kilo prinç alamadığında yani. Yeni bir paraya iman edecektir, sanal da olsa. Zamanın bu dönemecinde H.G Wells ve B. Shaw’un fabian tipi  sosyalizmi devletlerin tüm vatandaşlarına evrensel temel gelir dağıtımı projesiyle nihayete ermek üzere.  İnsanlık tarihinde hiç yaşanmamış bir olay gerçekleşti. İnsanlığın anlamı düştü. Anlam değerlerle kur’ulur. Geçmişte değerler toplumun birbiriyle ve diğer toplumlarla olan etkileşiminden doğardı.

19. Yüzyılda bu değerler doğmaktan çok üretildi ve kabul ettirildi/edildi.

20. Yüzyılda üretilen bu değerlerin kurduğu anlam insanı anlamsızlık krizine soktu ve yeni değerler toplum tarafından kelimenin gerçek anlamında kusuldu.

21 yüzyıl toplumları yeni değer’lerini özlerinden inşa edebilirler mi?

Adem-i merkeziyet, “merkezin yokluğu” manasına gelir. Liberal ideolojinin savunduğu görüşlerden biridir. John  Lock, Adam Smith gibi isimleri hatırlayalım. Amerikanın bu şekilde inşa edildiğini ve  bu görüşün Jön Türk olan Prens Sabahattin tarafından savunulduğunu belirtmekte fayda var. Can alıcı soru Adem-i Merkeziyetçiliğin bugün tüm dünyada uygulanıp uygulanmadığıdır. Tüm savaşları bitirecek savaş olarak görülen dünya savaşlarının sonucu olan uluslararası siyasi ve ekonomik örgütlenmeler yoluyla Dünya Ülkelerinin görünüşte rekabetçi gerçekte adem i merkeziyetçi bir yapılanmaya gittiklerini söylemek mümkün. ‘Yeni dünya’nın işlerlik kazanmış adem i merkeziyeti internet dünyasında inşa edilmiş görünüyor. Adem i merkeziyet inşasını mümkün kılmak için önce merkez olabilecek düşüncelerin yok ediliyor sonrasında eşitlik yolu ile farklılıklar ortadan kaldırılıyor. Eşitliğin ise farklı cinsiyet veya sınıfların farklılıklarının ortadan kaldırılması yoluyla sağlanamayacağı ise sabittir.

Sinema uzun süredir sadece sinema değil. Replikler de sadec replik değil…

İnsanlar, dünyanın onlara izin verdiği ölçüde iyidirler. işler çığırından çıktığında, sözde medeni geçinen bu insanlar, birbirlerini yiyecek. Her şey plana göre gittiğinde kimse paniklemiyor. Plan korkunç olsa bile. Yarın basına, bir çete üyesi vurulacak ve bir kamyon dolusu asker havaya uçacak desem kimse paniklemez. Çünkü plana uygun olur. Biraz anarşi. Mevcut düzeni sarsınca her şey kaosa dönüyor. Ben kaosun elçisiyim. “Joker”

“Sen bir kural olduğunu mu sandın ? Kural yok. Hiç olmadı.”The art of self defence”

“ Peki çözüm ne ? Sınırları olmayan bir dünyada kurulacak sınırsız bir imparatorluk mu ? Modern insan şimdi ne yapacak ? Ölüm onun için en büyük tehdittir. Ondan ne kaçabilir ne de onunla savaşabilir. Hayatta kalmak için çabalarken ölümünü hızlandırıp yerini homo deusa mı bırakacak ? Yoksa herzaman olduğu gibi yeni bir yol mu bulacak ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s