HiÇ

Kelimelerin çağrışım gücünün yüksek olmasından mütevellit  muhakkak ki her anlama gelebilir değerli Thomas her kelime. Benim burada merak ettiğim salt kelimeler midir  bir mana ifade eden yoksa bir bakış, bir tebessüm yerine göre  bir dokunuş da türlü türlü anlamlar barındırmaz mı insanın dimağında? Gerçi sen gerekli cevabı da yine şiirinin içerisinde vermişsin bana pek yorum bırakmadan. Doğru vesselam. Neden  mümkün olmasın ki   her şey  bir rüya aleminde yaşadıktan sonra. Peki bu rüya  aleminde  seyrüsefer eden nicelerinin kotardığı ne olabilir sorusunun yanıtı koca bir hiç olabilir mi acaba? Evet,  koca bir hiç ne yazık ki. Yazını okuduktan sonra merhum Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı hikaye kitabındaki bir  hikayeye de  değinmeden geçmek olmaz diye düşündüm  bu satırların ulaştığı okurlar için. Aslında Paskal’ın trajik ölümünü anlatan “Pandomima” hikayesi de anlatacaklarımıza oldukça uygun ama onu daha sonra ayrı bir yazıda ele alayım  istedim. Neyse biz gelelim hikayemize.  Hikaye bu ya başkahraman, yirmi yaşında annesi ve kız kardeşinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalan, pek biçimli olmamakla birlikte zayıf bir vücuda sahip, geçim derdi sebebiyle çeşitli ağır işlerde de çalışan, içe kapanık, oldukça da  hassas bir gençtir.Hikayede adından söz edilmeyen bu genç bir gün işe gitmek için bindiği vapurda bir genç kızla karşılaşır ve ne olduysa ondan sonra olur. Kızın bu gence tebessüm ederek bakışı  genci derinden etkiler ve bu genç adam artık sürekli olarak bu vapurda kendisine tebessüm eden bu kızı düşünmeye, onunla ilgili hayaller kurmaya başlar.  Vapurda karşılaşmaların devam ettiği günlerin birinde yine tesadüf ettiği bu genç kıza açılmak isteyen delikanlı, bir türlü hislerini söyleyemeye cesaret edemez. Vapurdaki diğer arkadaşlarının verdiği cesaretle kızla konuşmaya karar verir en sonunda ve arkadaşlarıyla birlikte kızın yanına gider, tanışırlar. Aralarında koyu denecek bir sohbet olmasa da kız, gence Paris’e gidip gitmediğini Londra’yı daha önce görüp görmediğini, buralarda operaları dinleyip dinlemediğini sorar. Kızın gence manasız gelen bu sorgu sualleri henüz bitmeden alaycı kahkahalar da hasıl olmaya başlayınca delikanlı, kızın kendisiyle alay etmeye çalıştığının geç de olsa  farkına varır. Hikayenin en enteresan kısmı ise geridedir elbette ki. Kendisiyle alay eden kızın yüzüne ilk defa o an dikkatlice bakan delikanlı, hakikatin farkına varır artık.Evlenme kararı aldığı ve düşlerinde yaşattığı bu genç kızın ona tebessüm edişi kızın üst dudağının alt dudağına nazaran oldukça kısa oluşudur. Aslında delikanlının tebbessüm olarak yorumladığı durum genç kızın dudağındaki şekil bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Kıza dikkatlice bakan delikanlının ulaştığı hakikat kendisine zannettiği tebessümün aslında herkese ve her şeye olduğudur.  İçe kapanık bu genç için o an mutluluk yalnızca bir hiçten ibarettir artık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s